Geçen hafta, Karşıyaka'daki nikah salonunda devletin memuru, bir çiftin resmi nikahını kıyacakken, şahit yerine oturmuş, ilgili aileye mensup, biri hoca olan iki Müslüman! Nikah esnasında başlamışlar Kur'an okumaya. Davetliler arasından '' Amin '' sesleri yükseliyor.
( Dinin, Müslümanlığın kendi tekelinde olduğunu zanneden bazı yaratıklara göre ) Burası '' Gavur İzmir '' ya... Akılları sıra herhalde ders veriyorlar!
Sanki din düşmanlarının içinde ya da başka bir ülkede azınlıklar olarak yaşıyorlar da, din elden gitmesin diye uğraşıyorlar! Bu adamların birer provokatör olmadığını kim söyleyebilir? Ya da gerçekten Müslüman olduklarını?
Bir insan Müslüman bir ülkede yaşayıp kendisi de Müslüman ise bilir ki, dini nikah diye bir adet vardır. Yasak da değildir, resmi nikahtan sonra din görevlisinin öncülüğünde duayla ve istenirse camide yapılır, ya da isteyen evinde yaptırır. Bunun yeri resmi nikahın kıyılacağı salon değildir. Kaldı ki, dua okunan bir yerde, okuyan için de, dinleyenler için de uyulması gereken kurallar vardır. ( Abdestli olmak gibi, kıbleye yönelmek gibi, kadınların başlarını örtmesi gibi, )
Zaman zaman sistemli olarak bu ve benzer eylemleri yapanların asıl hedefleri ise laiklik. Çünkü bu zihniyetin bütün derdi daha rahat din ticareti yapacakları sistemleri oluşturmak.
Babasının istemediği bir kızla evlenen delikanlı gerdek gecesi karısı bakire çıkmayınca, süklüm püklüm bir halde soluğu babasının yanında alır ve durumu anlatır. Babası tam ağzını açıp gözünü yumacakken gelin damada seslenir: '' Gel şu kulağımı del de küpeyi takayım. '' Delikanlının babası dayanamaz: '' Kızım sen de bir tuhafsın! Babanın evinde yaptıracağın işi burada, burada yaptıracağın işi de babanın evinde yaptırmışsın. '' der.
Bu olaydaki benzetme fıkra da olsa; her şeyin bir yeri ve zamanı vardır. Bunları bilmek durumunda olan insanlar, aksi şekilde davranıyorlarsa, burada iyi niyetten söz edilemez. Gerçek Müslümanlar; başkalarının görevlerine ya da haklarına tecavüz ederek dindar olunmayacağını bilirler ve ona göre davranırlar.
İzmir Karşıyaka Nikah Salonunda yaşanan bu olay yargıya taşınmış.
Şimdi bu güruh ve yandaşları kim bilir? - Din elden gidiyor, dinimizi yaşayamıyoruz - diye ne yaygaralar koparacaklar! Meseleyi din düşmanlığı yapılıyormuş gibi nasıl da saptıracaklar!
Asıl trajedi ise ne kadar cahil, devlete bile saygısız, görgüsüz, dindarlıktan uzak olduklarını bilmemeleri. Bizim gibi insanların trajedisi ise; bunlarla aynı zaman diliminde yaşamak. Gerçekten çok üzgünüm, pek çok şey adına gerçekten üzgünüm...
Eskiden insanların hiç okumamışı bile nerede ne yapılacağını, nasıl davranması gerektiğini bilirdi. Sanki onlar, geçmişte bir yerlerde kaldı.
Bizim nesil kısmen de olsa güzel şeyler yaşadı, ama çocuklarımızı nasıl bir dünya bekliyor? Düşünmek dahi istemiyorum.
Esen kalınız.

Harika muhteşem olmuş laik bir ülkede hocaların eski gelenek gibi benzetmelerle din öğrenilmez adet görenek haline getirmişler din düşmanlara maalesef hocam bu konuyu aydınlattığınizz için çok tskler ederim. Sevgilerimle
Bu ülkedeki dinci din düşmanı gerici şeriatçı Yobaz sürüsü şunu bilsin din elde ayakta başta o*** bir olgu değildir din yaradan ile yaratı*** arasında gönül bağıdır bu yaptıkları gösteriştir şirktir Müslümanlıkta ruhban sınıfı yoktur bir anlamadığın bir dil ile ibadet olmaz yaradan ibadetini bana göstereceksin demişken bu ne demek bu resmen ANAYASANIN laiklik ilkesine aykırıdır
Bu insanlar bu cesareti içinde bulunduğumuz sistemden alıyor...Akıllarınca biz dinsizleri(!) terbiye ediyorlar...Cehaletin böyle cesurlaştırilması hiç yaşanmamıştı güzel ülkemde...Bu tür olaylar değişik şekillerde çok yaşanır oldu...Bence ülke nüfusunun çoğunluğunu oluşturan bizler "ne yapmalıyız bu saçmalıkları engellemek için" sorusuna çözüm aramalıyız...
Teşekkürler Emel.Bam teline dökümüymüşsün.Memleketin halinin özeti...
Amaçları üzum yemek değil, bağcıyı dövmek, yoksa bilmesine bilirler, orada dini nikah yapılamıyacağıni .
Maun suresi bu sahte dindarlar konusunda. Bizleri uyarıyor.. Asıl suçlu bu iktidar
Çok güzel yazmışsıniz yazılarınızı çok beğeniyorum elimden geldiğince zamanla okuyacağım ve okuyorum.