Yaşama bağlılık, hayatını devam ettirmek için mücadele etmek her canlının ortak noktası. Bu sebepten; birisine ya da bir şeylere tutunma ihtiyacı doğum anından itibaren başlıyor.
Asıl mesele ise kime, neye, nasıl tutunacağının bilinmesi, doğru adresin seçilmesi. Çünkü sonunda fırlatılıp atılmak da; tutunulan yerden düşmek de var,...
Toplumsal hayatın içinde; farklı düşünce ve yaşam şekilleri, insanlar arasındaki ilişkileri zorlaştırıyor.
Oğuz Atay'ın '' Tutunamayanlar '' romanında Selim Işık'ın temsil ettiği aydın kesimin, geleneksel Türk toplumuyla arasındaki uyuşmazlık anlatılır.
Yusuf Atılgan'ın '' Aylak Adam '' romanının kahramanı da zengin fakat işsiz, amaçsız bir tutunamayandır.
Cumhuriyetimizin ilk yıllarında yazılan, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun ünlü eseri '' Yaban '' romanında da başka bir dışlanmanın hikayesi anlatılır. Eserde geçen olayın kahramanı; yedek subay Ahmet Celal; savaşta bir bacağını kaybetmiş olmasına rağmen; kendisini Anadolu köylüsüne kabul ettirememiş bir tutunamayandır.
Ancak mükemmel özelliklerle yaratılmış insanoğlu en zor yaşam şartlarında bile bir şeylere tutunarak güçlü olmayı, hayatta kalmayı başarır. Eski bir Hollywood filmi de bu duruma güzel bir örnektir.
'' Alkatraz Kuşcusu '' nda ( Burt Lancaster in canlandırdığı ) cinayetten hükümlü bir mahkum; ömrünün sonuna kadar kalacağı cezaevinde; bulduğu küçük yaralı bir kuşu iyileştirir. Kuşların tedavisi için kitap bile yazar ve bu işi meslek haline getirerek hayata tutunur.
İşitme engelli Bethoveen müziğe, Sara hastası Dostoyevski ve hayatı hep yalnızlıkla geçmiş Kafka'da yazmaya tutunurlar.
Yaşadığı zor hayattan dolayı; '' acı '' anlamına gelen '' Gorki '' soy ismini alan Maksim Gorki'de edebiyata sığınır. Çocukluk yıllarında babasından sürekli fiziksel şiddet gören ve cilt hastalığı olan Bukovski'de öyle.
Geçirdiği kaza sonunda yatalak kalan Frida Kahlo da hasta yatağında resim yaparak hayatına anlam arar.
Asi tavırları nedeniyle okuldan atılan Michael Jordan için de tutunacak dal basketbol olur.
Ünlü halk ozanımız Aşık Veysel sazına, yine Veysel gibi sonradan görme yetisini kaybeden Cemil Meriç' de yazmaya tutunur.
Birine ya da bir amaca, herhangi bir şeye tutunma ihtiyacını insanlar kadar; doğada yaşayan diğer canlılar da hissediyorlar.
Bunun en güzel örneğini de şu sıralar hem internet ortamında hem de televizyon haberlerinde sık sık gündeme gelen makak Punch dünyaya gösteriyor.
Japonya' da bir hayvanat bahçesinde doğan maymun annesi tarafından kabullenilmez ve terk edilir. Hayvanat bahçesinde görevliler tarafından oynaması için verilen pelüş gorile annesi gibi tutunur. Ona sarılarak uyur. Terk edilmişliğini kabul etse de; sevgisizliği, yalnızlığı kabul etmemesi; onu izleyenlerin içini ısıtır.
Bebek maymun; sevmeyi, sevilmeyi istemeyi ve öncelikle de bu amaca tutunmayı; onu izleyen herkese tekrar hatırlatır.
Teşekkürler Punch,... Çok yaşa!