Her zaman olduğu gibi yılsonu yaklaştıkça bazı çevrelerce ; '' Yılbaşı kutlanır mı, kutlanmaz mı? '' tartışmaları yine gündeme geliyor.
Hz. İsa'nın ( a.s ) tanrı olduğuna inanan Hıristiyanlar 25 Aralığı onun doğum günü ( Noel ) ve miladi yılbaşı olarak kabul ederek, 25 Aralık - 01 Ocak tarihlerinde kutlamalar yapmışlar, zamanla bu adet başka dinler ve coğrafyalarda da uygulanarak günümüze kadar gelmiş.
Müslümanlar '’ Noel ‘' kutlamazlar. 31 Aralıkta yeni bir yılın gelişini karşılarlar. Ancak, geçtiğimiz günlerde Suudi Arabistan yetkilileri başka dinlerin bayramlarının da kutlanabileceğini açıklayarak, ülkelerinde de yılbaşı eğlencelerini normalleştirmişler.
Bazı kaynaklara göre de Müslümanlar bu günü Mekke'nin fethi olarak kabul ederek dua ve ibadet ile geçiriyorlar.
Genel bir anlayış da yeni yıla mutlu, keyifli bir şekilde girilirse, bütün bir yılın öyle geçeceğine olan inançtır.
Müslümanların bir bölümü ve bazı din adamları ise yılbaşında eğlence yapılmasına karşı çıkıyorlar. Aslında onlar; bu topraklarda yaşamalarının, varoluşlarının nedeni olan ve her biri Cumhuriyet tarihimizin zaferlerini simgeleyen 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos ve 29 Ekim gibi milli bayramlarımızda da kutlama yapmıyorlar.
Çok da tın tın yani,...
Çılgın yılbaşı partisi bittikten sonra ertesi sabah adam bir uyanmış ki yanında tanımadığı bir kadın. Kendini toparlayıp '' Sen sen kaç yaşındasın? '' diye sormuş.
'' Ayıp! Bir kadına bu sorulmaz '' demiş kadın, sinirle yataktan kalkmaya çalışarak; '' Bir kadın, sadece gösterdiği yaştadır. '' Adam '' Saçma '' diye yanıt vermiş, dehşet içinde giyinmeye çalışırken, '' Bir insanoğlu asla bu kadar uzun yaşayamaz! ''
Fıkralar, masallar, hikayeler genelde güzel sürprizlerle doludur. Gerçek hayatta da yolunuz hep iyi insanlara çıksın. Hepinize sağlıklı ve uzun nice mutlu yıllar dilerim.
EMEL HANIM YİNE ÇOK GÜZEL ANLATMIŞSINIZ KONUYU TEBRİKLER