Aşık Mahsuni Şerif'in:
'' Bulutlar terinden dağlar kokundan
Sarhoştur sevdiğim Mahzuni bundan
Bir daha gel gel Samsun'dan
Sarı saçlım mavi gözlüm Nerde nerde nerdesin dost, ''
sözleriyle, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'e özlemini anlattığı, duygu yüklü bu ağıt türküsünü ne zaman dinlesem, aklıma geliyor, kendime '' Atamız dünyaya yeniden gelse, acaba bugünkü Samsun'a çıkar mıydı, '' diye soruyorum.
Samsun'a ilk kez 1997 yılında gitmiştim. Yalnız yolculuk yapıyordum ve en fazla altı saat sonra orada olacaktım. Otobüsün camından dışarıyı seyrederken Atamızı düşünüyordum. Kurtuluş savaşını başlatmak için oraya, nasıl ve hangi şartlarda gittiğini. Heyecandan içim içime sığmıyordu.
Daha sonra Atakum'dan bir ev de aldım. Özellikle yaz mevsimlerinde sık sık Samsun'u ziyaret ettim. Bu on yıl kadar sürdü. Fakat uzun zamandan beri gitmiyorum artık, tekrar gitmeyi de düşünmüyorum.
Düşünmüyorum; çünkü çoğunlukla, ( Atatürk'ün Kurtuluş Savaşımızı başlatmak için tercih ettiği bir şehir olması nedeniyle, ) taşıdığı onurun ne olduğunu bilmeyen insanların yaşadığı bir yere gelmiştim.
Düşünmüyorum; çünkü gericiliğe, yobazlara en fazla prim veren şehirlerden biri olduğunu gördüm. ( Belki de şehirde gerçek Samsunlular pek kalmadığı için de olabilir. )
Kadınlarının pek çoğunun '' Kılık Kıyafet Devrimi ''nden bile haberleri yok. ( Aslında var da, öylesine Atatürk'e düşmanlar ki, özellikle kara çarşaf giyiniyorlar. ) Kendimi Suudi Arabistan'a gitmiş gibi hissetmiştim. Bu kadınlar kendi güruhundan olanlarla yaptıkları toplantılarda da günlerini Atatürk'e iftiralar atmakla geçiriyorlar. Ve maalesef, kendilerini ahırdaki öküzlerle bir sayan sistemi özlemle arıyorlar. Birey olmak, insan yerine konulmak onlara fazla geliyor.
Tekrar gitmeyi düşünmüyorum; çünkü bugün '' İzmir '' gibi anılacak bir şehir olabilecekken, Türkiye' de kara para aklanan şehirlerin başında geliyor. ( Bir gazete haberinde de okudum bu durumu ) Ticaretle uğraşanların çoğu ayrıca tefecilik de yapıyor.
'' Mafya '' denilen çeteler kol geziyor. Hele hapiste yatmak, Samsun'un bazı yerlerinde neredeyse statü göstergesi sayılıyor.
Düşünmüyorum çünkü özellikle bazı yerlerinde insanlar en akla hayale gelmeyecek sebeplerden dolayı rahatlıkla her türlü cinayeti işliyor ve failleri bile bulunamıyor.
Kısaca söylemek gerekirse, çok az bir kitlenin dışında, '' Atatürkçülük '' ile ilgili bir yaşam, düşünce tarzı bulamazsınız...
Bunları gördüğümden beri 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramlarını hep biraz hüzünle anıyorum, bana Atamızın kemikleri sızlıyor gibi geliyor. Oysa o gün O'nu Samsun'da karşılayanlar arasında kimler yokmuş ki! Çevre ilçelerinden gelenler ve din adamlarına kadar... Ne güzel bir zamanmış o zamanlar!
Son yıllarda, maalesef pek çok şehrimiz de pek farklı değil, ama '' Samsun '' O'nun şehriydi... Böyle olmamalıydı.
İtiraf etmeliyim ki, zaman zaman Samsun' u çok özlüyorum. Tütün İskelesinde O'nu karşılayanların bal mumundan yapılmış heykellerini seyretmeyi, O'nun Samsun'a İlkadım attığı yerden teleferiğe binmeyi, Samsun'da yaşadıkları rivayet edilen '' Amazon Kadınları ''nın köyünü... Atakum'un eşsiz güzellik ve genişlikteki sahilini, kumunu ve masmavi, çoğunlukla çarşaf gibi denizini, Pelitköy'den şehri kuş bakışı seyretmeyi, çarşılarını... her şeye rağmen neşeli insanlarını ve daha pek çok şeyleri... Gerçekten özlüyorum.
Kim bilir... Belki bir gün, yeniden gitmeyi isteyeceğim bir zaman gelir. Bütün şehirlerimizin ilelebet Cumhuriyetimizin ruhuna uygun şehirler olması ve sonsuza kadar Atamızın anılması, gençlerimizin bayram etmesi dileklerimle, esen kalınız.

Selam olsun CUHUMURIYET Kadını Ve Ata risk sevdalısı birKemalist Atatürk çü Bireyi Olarak Sizin Fikirlerine Düşüncelerine Keşke Bu Toplum sayıp çıksada Bu Kazanımların elde edildiğini Bilseler Kalbinize kaleminize Salık Tam Bir cumhuriyet kadını olarak sana sonsuz Teşekkürler sağ var olun selam olsun size sizin gibi düşünenlere Hoşcajalın salıklı mutlu kalın
Emel hanım bu cesur yazınız için sizi kutluyorum. Dileğinizin en yakın zamanda gerçeklrşmesi dileğiyle....
Samsun'a ara ara gittiğim oluyor ve güzel bir şehir heleki dediğiniz gibi sahilleri Atakum son zamanda çok değişti ve çok güzelleşti, bütün bunlar bir yana Samsunu sizin kadar tsniyamam ve o genellikle dışardan gelen ve yerleşen insanlarla dokusu değişmiş ve kozmapolitik bir yerleşim şehri olmuş.Birde 19 Mayıs 1919 ile Cumhuriyetin, bağımsızlığın ve kuruluşun ilk adımları burada atildigindan üzerinde oynanan sinsice gerici ve yobazlarin, Cumhuriyet düşmanlarının faliyetleri ve çalışmaları durmaksızın devam etmekte bunun canlı örneğini son olarak geçtiğimiz iki sene önce hep birlikte yaşadık.Bu vesile için gericilerin yobazlarin o sözünü ettiğimiz insan kılığında ki yaratıkların bu şehirdeki hal tutumları nedeniyle Samsun istenilen laik olduğu Cumhuriyetin şehri olamadı,yinede güzel ve görülmeye değer bir şehir.Saygilarimla
Samsu güzel bir Şehir, değer verilmesi gereken bir şehir evet dediğiniz gibi bizler için çok büyük anlam ifade eden o tarih 19 Mayıs 1919 Tarihi gün orada basladi.Sehir olarakta güzel bir Sahir heleki Atakum yöresi son zamanda çok değişti.Fakat o kadar kozmapolitik gerici yobaz insanların çok olduğugunu, öyle laiklik düşmanı insanların cirit attığını bilmiyordum .Ben ara ara o güzel sahillerini gezmeye gittiğim oluyor hatta bir ara Atakumdan bir konut almayı düşünmüştüm ama Bütün bunlara rağmen Samsun'da gericiliğe asla pirim verilmemesi gerektiğini düşünüyorum.Cumhuriyet için büyük önem taşıyan bu şehirde geçen senelerde olduğu gibi sinsi ihanet çeteleri her zaman yeni p***lar peşinde olabilirler, saygılarımla.