Türkiye'nin her yerinde olduğu gibi eskiden belki heryerde sorun vardı, eğitime, eğitim kurum ve gereçlerine, insani haklara, fırsat eşitliğine, hukuksal haklara, iş bulamamadan, iş kuramamadan tutun herşeye erişim, imkan, ulaşım ve elde etme o zamanlar kısıtlıydı. Bir ev telefonunun başvuruluşundan 2 - 3 yıl sonra ancak bağlanabildiği yıllardan söz ediyoruz. Ki bizden öncekilerin dönemlerinde Anadolu'da bir çok köyde halen elektrik bile yoktu. Okur yazar oranı epeyce de düşüktü, Bu gün zorunlu eğitim kaç yıldır en az lise seviyesinde sürdürülüyor. Yani okur yazar düşüklüğünden en az lise mezun seviyesine leval atlamış vaziyette Türkiye bugün artık. Maalesef geçmişin yokluk yıllarının sorunları da o kadardır. İmkanları, verdikleri, sundukları, o kadardır. O Yıllar artık geçmişte kaldı, sona erdi.
Dünyada ve paralelinde Türkiye'de teknolojinin gelişimiyle artık her yönden her şeye ve her yerden erişilebilir olundu. Bunları Türkiye'ye a partisi, b partisi getirmedi. Bu olanakların, imkanların hatta hakların Türkiye'ye girişi, gelişimi Türk milleti tarafından gerçekleştirildi. Yani eskinin sorun olan herşeyi, bu gün artık sorun değil, elde edilmiş halde, imkanlara, haklara ulaşılmış halde, sonuç itibariyle sorunlar bu mihmalde bakıldığında görülecektir ki, büyük ölçüde o bakımdan çözülmüş halde Türkiye genelinde, diyebiliriz.
Fakat ortada zaten çözülmüş ve çözülmesi gereken konular sorunlar konuşulmuyor. Hiç kimse insan sorununun çözümünü isteme amacında da değil, böyle bir talep yok, imtiyaz talebi var. Sıkıntı burada zaten, özel muamele talebinde bulunuluyor. Hak arama değil yani mevzu, herkese haklar zaten eşit dağıtılmış vaziyette. Mesele olan ise, imtiyaz telepleri, örneğin ana dil öğrenilmesin diyen yok, bu haktır. Fakat anadilde eğitim dediğiniz zaman, araplar arapça eğitim, kürtler kürtçe, ve daha bu iş çok genişler, Lazlar Lazca, Gürcüler Gürcüce, Arnavutlar Arnavutça, Boşnaklar Boşnakça, Zazalar Zazaca, Çerkezler Çerkezce, Romanlar Romanca,,,,
Peki bu durum, Avrupa ülkelerinde Almanya'da, İngiltere'de, Fransa'da, Amerika'da da böyle mi? Değil, öyleyse dünyanın hiç bir yerinde olmayan imtiyaz Türkiye'de sözde hak adıyla neden, niye olsun. Yada nasıl olsun, bu durumda ne ülke bütünlüğü, ne milli birlik beraberlik kalır mı? Aynı dili konuşmayan insanlar topluluğu bir süre sonra, bir zaman sonra parçalanmaya, yabancılaşmaya Türkiye'yi götürür. Bir süre sonrada bu gerçeğin sonucu olarakta ayrılmaya. Bir devlet, bir devleti yöneten demokratik kurumları, siyasetçileri, siyasi yöneticileri kendini parçalanmaya götürecek sürecin içerisine böyle imtiyazları kabul edip düşürür mü?
Bakınız Türki Cumhuriyetlerindeki soydaşlarımızla 300 - 500 - 1000 yıl öncelerinden bu yana onlar ile ayrı düşmüşüz. Ne kadar çok zaman geçmiş bu ayrılığın üzerinden, bu gün aynı Türkçe konuşuyoruz ama birbirimizi anlamakta güçlük çekiyoruz. Lehçelerimiz farklı ve birbirimizi bu nedenle anlayamıyoruz da zaten. Peki bu gün 81 milyon bu nüfusun her etnik kesimi kendi anadillerini böyle talep edilmiş olduğu gibi kullanmış olsa, bu gün birbirimizle nasıl bir anlaşma olabilir toplum geneli içinde, ve böyle bir durum bakınız nasıl insanlarımızı birbirine yabancı ederdi. Dahası böyle bir durumda nasıl bir milli birlik, milli beraberlik ve milli bütünlük sağlanabilirdi.
Bu mümkün mü? Türkiye'yi kendine zarar verecek hale götüren siyasetler ve siyasetçiler böyle bir durumda Türkiye'ye düşmanlık ediyor demektir. Bu isteği talep edenlerde ve o taleplere evet diyenler de bu süreçte Türkiye'ye düşmanlık yapmış ve etmiş olurlar.
Haklar vardır, eşittir ve alınıyordur, yaşanıyordur. Fakat imtiyaz yoktur ve olamazda, kime ne imtiyazı verebilirsiniz 81 milyon çeşitliliğin içinde, var mı bunun mümküniyatı, mal ortada, her şey ortada bu çeşitlilikte hadi buyurunuz,...