Fenerbahçe Hırvatistan’da Hırvatistan’ın güçlü ama, Avrupa’nın zayıf takımları arasında yer alan Dinamo Zagrep’e karşı Zagrep’te 3 – 1 mağlup oldu. Aslında bu mağlubiyet bağıra bağıra geliyordu. Avrupa’nın mütevazi takımları arasında yer alan Dinamo Zagrep takımı hafta sonu oynamış olduğu Hırvatistan’da derbi rakibi Hajduk Split’i hem de deplasmanda 2 – 0 yenerek Hırvatistan liginde rakibinin önüne geçerek liderliğe oturmuş oldu.
Fenerbahçe ise sezona Teknik Direktör Mourinho ile başlamış ve son 3 maçında takımın başında hoca olarak Tedesco ile devam ediyor vaziyette ve hele ki son maçına Kasımpaşa deplasmanındaki maça çıkarken Fenerbahçe maça Ali Koç Başkanlığında çıkmış ve maçı Sadettin Saran Başkanlığında 10 kişi kalan rakibi karşısında 1 – 1 beraberliği zorla kurtarmıştı. Kısacası Fenerbahçe yeni hocasıyla çıkmış olduğu son 3 lig maçında, 10 ar kişi kalan rakipleri Trabzonspor’u zorla 1 – 0 yenmiş,yine maçta 10 kişi kalan Alanyaspor ile de kendi sahasında oynamış olduğu maçta zorla 2 – 2 berabere kalmış, ve son süper lig maçında 10 kişi kalan Kasımpaşa ile de deplasmanda zorla 1 – 1 berabere kalmaktan kurtulamamış ve son 2 süper lig maçında almış olduğu bu beraberlikler ile 4 puan, toplamda da 6 lig maçının 3’ünü beraberlikle tamamlayarak 6 puan kaybetmiş oldu. Buna nazaran ezeli rakibi Galatasaray ise ligde son 6 maçın 6’sını da kazanarak ezeli rakibi Fenerbahçe ile aradaki puan farkını 6 puana çıkarmış oldu.
İşte Fenerbahçe Avrupa’da Zagrep deplasmanına böyle sonuçlar ile giderken taraftarlar takımın ortaya koymuş olduğu kötü futboldan dolayı ve yeni Teknik Direktör Tedesco’nun her maçta ve oyuncuları kanıksayabilecekleri yerlerde oynatmasından dolayı tamamen hocadan da güvenlerini kaybetmişler olarak Fenerbahçe takımı Zagrep maçına çıkmış oldu.
Fenerbahçe zayıf rakibi karşısında oyuna rölantide başladı. Etkili ataklar geliştirmekte çok zorladı. Oyuncular Tedesco’nun vermiş olduğu görev bölgelerine de alışamadılar. Top Fenerbahçe’de fakat etkili atak gücü Zagrep’teydi ve nitekim Zagrep takımı maçın ilk yarısında öne geçti fakat kapasitesi yetersiz olduğu için skoru koruyamayıp kısa sürede tekrar maç beraberliğe dönmüş oldu.
İkinci yarı itibariyle maçta üstün görünen taraf ev sahibi Dinamo Zagrep’ti ve ikinci yarının başında galibiyet golünüde erkenden bulunca daha rahat oynamaya başladılar. Teknik Direktör Tedesco ofansif oyuncu değişiklikleri ile maçı beraberliğe götürmek istedi ancak Zagrep takımı kontrollü oyunla buna izin vermedi. Son saniyelerde bir gol daha atarak galibiyetlerini perçinlediler.
Fenerbahçe adeta ruhlar takımı gibi, çok yavaş oynuyor. Yan pas yapmalarından dolayı maçta seyir zevki de yok, dikine ve derinlemesine pas atan oyuncuda yok, ceza sahasına girmekte zorlanıyorlar ve hatta giremiyorlar. Ceza sahasına yaptıkları ortaların hemen hemen hepsine ev sahibi takım kafa vuruyor. Karşı sahaya iyi yerleşemedikleri içinde defanstan dönen topları da Zagrep’li oyuncular aldılar. Fenerbahçeli oyunculardan çalımla, diriplingle ceza sahasına girme kapasitesine sahip oyuncu bile yok, ver kaç yok, ara pası yok, bir tek sağdan yada soldan ceza sahasına zaman zaman adam kaçırarak ortalar geliyor, onlarda Fenerbahçeli oyuncular ile buluşmuyor ve topu arkadaşlarına yüksekten indirecek, pozisyon yaratacak oyuncu yok. Yani Fenerbahçe ofansta yok, defansta da yok. Fenerbahçe top yüzdesi yüksek oynuyor. Fakat boşuna oynuyor. O Top yüzdelerini sahanın 2 ve 3 üncü bölgelerinde almış oluyorlar ve çoğu da üretken ve hazırlık paslarına dönüşmeyen birbirlerine yan pas vererek ve bu yan paslar aldatıcı bir şekilde Fenerbahçe’nin topla oynama yüzdesini ve orta alan civarlarında isabetli pas verme yüzdesini sadece boş bir şekilde yükseltmiş oluyor. Ki bu yan paslarda Zagrep takımı oyuncuları, Fenberbahçe'li oyunculara basma ve güçlük çıkarma gibi oyun anlayışı da sergilemediler. Hiç yormadılar kendilerini, sahada pozisyonlarını alarak adeta bunlar ne yapıyorlar diyerek izlemekle yetindiler.
Ben sezon başında Fenerbahçe’nin bu kadrosunu yeterli görmediğimi belirttim. Alınması gereken oyuncu adedini çok fazla da tuttum. Fenerbahçe kadrosunda olmaması gereken oyuncular var. Bence Mert Hakan Yandaş, Kaleci İrfancan Eğribayat, Oosterwoolde’nin bu takımda olmaması lazım. Bu 3’lünün yerine 3 adet yerli ki bir tanesi Fenerbahçe’nin eski ve altyapıdan oyuncusu Merih Demiral olabilir, alınabilir. Fenerbahçe’nin çok iyi bir santrafora, golcüye ihtiyacı var. Yine orta sahada Fenerbahçe’nin 8 numarası yok. Fakat en önemlisini söyleyeyim Fenerbahçe’nin yerli hocaya, yerli Teknik Direktör’e ihtiyacı var. Bu takımı bu saatten sonra devre arası Ocak transfer ayına kadar ancak yerli bir hoca götürebilir. Ki buna bence en uygun hocalar birlikte çalışmayı da kabul eden Aykut Kocaman – Volkan Demirel ve bunların yanına katılabilecek Tuncay Şanlı 3’lüsü olabilir ve umut olabilir. Devre arasına kadar bu ekibin koordinasyonu ile devre arasında da bahsettiğim eksiklikleri tamamlayarak Fenerbahçe tıpkı 3 Temmuz öncesi olduğu gibi sezonun ikinci yarısında oynayacağı 17 maçını da kazanıp 51 puanı toplayabilir ve şampiyon olabilir. Zira Fenerbahçe o sezon ligin ikinci bölümünde 9 puan geriden gelerek Trabzonspor’u ikili averajla geçerek aynı puan ile lig şampiyonu olmuştu. İşte Fenerbahçe’ye bu yıl için böyle bir ruhu, ateşi ve kıvılcımı o ateşle kavrulanlar ancak verebilir. Onlarda Aykut Kocaman – Volkan Demirel ve Tuncay Şanlı’dır.
Aksi halde şu andaki Fenerbahçe bırakın şampiyonluğu, ikinci ve hatta üçüncü bile olamaz bu moral motivasyonla. Fenerbahçe’nin, bu havasını değiştirecek yeni bir teknik ekibe ihtiyacı var. Fenerbahçe nokta atışı yeni hoca kadrosuyla şampiyonluğa tekrar ortak ve aday olabilir. Ayrıca Fenerbahçe Avrupa’da da bu yeni teknik heyetiyle devam edebilir, aksi halde o fırsatta birkaç maç sonra kaçabilir.
Başkan Ali Koç gerçekten bir enkaz bıraktı yeni yönetime, fakat kurtuluşu ve çaresi vardır ve o çarede ortadadır.
Ortak akıl, ne yapılması gerektiğini açıkça gösteriyor.