Yaklaşık 24 yıl önce 2002’de, Japonya ve Güney Kore’nin ortaklaşa düzenlemiş olduğu Dünya Şampiyonasına Teknik Direktör Şenol Güneş yönetiminde katılmış olan A Milli takımımız, 2026 yılında, ABD – Kanada ve Meksika’nın ortaklaşa düzenlemiş olacağı Dünya Şampiyonasına katılma yolunda Bulgaristan’ı bu gece Bursa’da 2 – 0 yenip Avrupa’dan katılmış olacak son 4 takım arasına kalma yolunda 16 ülke arasına girmeyi garantilemiş ve tek maçlı eleme usulü 2 ülke ile ilki Türkiye’de, ve ilk ülkeyi geçtikten sonra ikinci ülke ile kura ile Türkiye’de mi yoksa rakip sahada mı oynayacağı 2 maçı kazanarak Dünya Şampiyonasına Avrupa’dan katılacak son 4 takım arasında yer almak için 2026 Mart ve Nisan aylarında 2 Play Off maçına çıkmayı garantiledi.
Keza maç öncesi Türkiye’nin çok küçükte olsa Play Off elemelerini oynamadan Dünya Şampiyonasına direk katılabileceği yolda vardı ve henüz o yol kapanmışta değildi. Eğer Gürcistan Gürcistan’da İspanya’dan puan alır ve Türkiye hem bu gece Bulgaristan’ı ve hem de 18 Kasım 2026 Salı gecesi İspanya’da İspanya’yı yener ise Türkiye direkt katılmış olacaktı.
İşte A Milli Takımımız maça küçükte olsa bu umutla fakat Montella hocanın kontrollü oyunu ile başladı. İlk çeyrek sürede Türkiye Hakan’ın kullanmış olduğu serbest vuruşta ceza sahası içinde Bulgar oyuncunun topa el ile müdahalesi sonucu penaltıyı kullanan Hakan Çalhanoğlu güzel bir penaltı golü ile A Millilerimizi 1 – 0 öne geçirdi.
İlk yarı bitene kadar Bursa taraftarımızın ateşli tezahüratı eşliğinde oynayan millilerimiz sayısız fırsatı değerlendiremedi. Maçın devre arasında Gürcistan’da İspanya’nın ilk yarı sonunda 3 – 0 önde olduğunu öğrenen millilerimiz maçın ikinci yarısına konsantre düşüklüğü ile başladı ve ikinci yarı 5 oyuncu değişikliğini de Merih’in yerine Samet’i, Zeki’nin yerine Kaan’ı, Ferdinin yerine Mert Müldür’ü ve ikinci yarıda giren Kaan’ın sakatlanması sonucu yerine Atakan’ı ve Arda’nın yerine de Yusuf Sarı’yı oyuna alan Teknik Direktörümüz Montella oyunu tutmaya çalıştı ve maçın son çeyreğinde sağ taç çizgisi yakınlarından kullanılan serbest vuruşu ceza sahası içine kullanan Hakan’ın ortasına ilk yarıda penaltıyı yaptıran aynı Bulgar oyuncu topa dokunarak kendi kalesine milli takımımızın ikinci golünü atmış oldu. Bu sonuçla millilerimiz Mart ve Nisan aylarında 2 ülke ile oynayacağı 2 Play Off maçına çıkmayı garantilemiş oldu.
* Türkiye bu 2 Play Off maçından galibiyet ile ayrılıp 24 yıl aradan sonra bir kere daha Dünya Şampiyonasına katılabilir mi?
Her ne kadar Play Off’un öncesi İspanya’da 4 gün sonra İspanya ile oynayacağı maç öncelikli olsa da artık o maç bir prestij maçından başka bir önem arz etmiyor bizim için. Zira İspanya dünya sıralamasında 1. Sırada, Türkiye 26. Sırada, maç İspanya’da, ve Türkiye İspanya’yı 7 gol farklı sonuç ile yenmesi halinde ancak İspanya’nın önünde grup birincisi olup Dünya Şampiyonasına direkt katılabilir. Her ne kadar matematiksel bu hesap var olsa da, bu sonucun alınması adeta bir mucize, bu nedenle Türkiye İspanya’ya karşı maçtan çok, Play Off maçlarına göre takım sahaya çıkma planlaması yapmalı.
Bulgaristan maçında, İsmail Yüksek sarı kart gördüğü için 4 sarı karta ulaşmış oldu. Bu nedenle İspanya maçında oynayamayacak, 3 er sarı kartları olan Kenan, Hakan ve Kerem’in İspanya maçında oynamaları halinde kart görecek olurlarsa Play Off’un ilk maçında 4 sarı kartlı olarak cezalı duruma düşüp oynayamayacaklar. Keza İspanya maçında oyuna hiç alınmamaları ve kart görmemelerinin sağlanması Play Off ilk maçında yer almaları açısından çok önemli, o maçta da dikkatli oynarlar ve kart görmezler ise ikinci Play Off maçında da takımdaki yerlerini almış olurlar.
Ben sarı kart ceza sınırında olan bu 3 oyuncumuzun İspanya maçında oynatılmayarak, Play Off maçlarına saklanmaları gerektiğini düşünüyorum. Bence doğrusu budur.
Türkiye grubunu büyük olasılıkla ikinci tamamlamış oldu. Bu sonuçla Türkiye, 16 takımlı Play Off turunun ilk 4 takımı içinde torbada yer almış olacak, diğer 8 grup ikincisi birbirleri ile oynar iken, Türkiye’nin de içinde olduğu ilk 4 grup ikinci ise Avrupa Konferans elemelerinden gelecek 4 takım ile eşleşip, Türkiye’de tek maç üzerinden rakibi ile oynayıp, yenmesi halinde ikinci maçını diğer 8 grup ikincisinden birisiyle, kurada Türkiye’de mi deplasmanda mı olacağının belirleneceği son maçına çıkıp, o tek maçıda kazanması halinde Avrupa’dan dünya Şampiyonasına katılacak son 4 takım arasına girip, Avrupadan Dünya Şampiyonasına katılan 16 takımdan bir tanesi olmuş olacak.
* Peki bu mümkün mü?
Bence bu mümkün, zira Türkiye gruplarını 1. Sırada bitiren ve Dünya Şampiyonasına direkt katılma hakkı elde eden 12 grup birincisi ile oynamayacak, ülke puanı en iyi olan ilk 3 grup ikincisi ile de oynamayacak, Yani Türkiye kendi kadrosundan daha güçsüz ve formsuz takımlar ile 2 maçını oynamış olacak. Zaten bu takımları yenemiyorsan Dünya Şampiyonasındaki hiçbir takımı da yenmek mümkün değil. Ki A Millilerimizin bu 2 takımı da yenecek gücünün olduğu çok net bir şekilde görünüyor.
Bizim çocuklarımız kaliteli ayaklar. Real Madrid’te, İnter’de, Roma’da, Juventus’ta, Stutgart’ta, M. United’da, Primier Ligde, Almanya, İtalya’da top koşturan oyuncularımız var. Bu takım Play Off’ta çok iş yapar. Ben inanıyorum, sizde inanın. Millilerimizde kendilerine inansınlar, başaracaklar,…
#TürkiyeAMilliTakımı #TürkiyeGalip #AMilliFutbolTakımı #TürkiyePlayOff'larda #TürkFutbolMilliTakımıDünyaŞampiyonasında #2026DünyaŞampiyonası #Türkiye #Turkey